Bulut Bilişim14 dk Okuma Süresi

Bulut Tabanlı Mimari: Monolitikten Microservice'e Büyük Göç

Ahmet Yılmaz
Yazar
15 Ocak 2026
Yayın Tarihi
Bulut Tabanlı Mimari: Monolitikten Microservice'e Büyük Göç

Yazılım dünyasının "Endüstri Devrimi" olarak adlandırabileceğimiz Cloud-Native dönüşüm, sadece bir altyapı değişikliği değil, bir kültür değişimidir. Peki, neden herkes "Microservices" diye sayıklıyor?

Monolitik Cehennemden Kaçış

Geleneksel monolitik mimaride, tüm uygulama tek bir deploy edilebilir birimdir (tek bir .jar, .war veya .exe). Başlangıçta basittir, ancak zamanla:

  • Küçük bir kod değişikliği tüm uygulamanın yeniden derlenmesini gerektirir.
  • Bir modüldeki hata (örn: Fatura servisi), tüm sistemi (Giriş yapmayı bile) çökertebilir.
  • Teknoloji bağımlılığı yaratır (Tüm proje Java ise, küçük bir parça için Python kullanamazsınız).

Microservices: Böl ve Yönet

Uygulamayı iş fonksiyonlarına (Business Capabilities) göre küçük parçalara ayırma sanatıdır. Ödeme servisi ayrı, kullanıcı servisi ayrı, bildirim servisi ayrı çalışır ve birbirleriyle hafif protokollerle (REST, gRPC) konuşurlar.

Avantajları Nelerdir?

Bağımsız Ölçekleme

Sadece çok trafik alan "Ürün Arama" servisini çoğaltabilirsiniz.

Teknoloji Özgürlüğü

AI servisini Python, API'yi Go ile yazabilirsiniz.

Kubernetes ve Konteynerizasyon

Yüzlerce mikroservisi "elle" yönetemezsiniz. İşte burada Kubernetes (K8s) devreye girer. K8s, konteynerlerin (Docker) orkestrasyonunu sağlayan bir kaptandır. Servislerden biri çökerse otomatik yeniden başlatır, trafik artarsa yeni kopyalar (replica) oluşturur.

Zorluklar Yok mu?

Elbette var. "Dağıtık Sistemler" (Distributed Systems) karmaşıktır. Log yönetimi (ELK Stack), izleme (Prometheus/Grafana) ve servisler arası iletişim (Service Mesh) konularında uzmanlık gerektirir. Karyatif mühendisleri, bu karmaşıklığı yöneterek size sadece sistemin avantajlarını sunar.

Bulut Tabanlı Mimari: Monolitikten Microservice'e Büyük Göç | Karyatif Blog